16 Temmuz 2015 Perşembe

Mutlu Bayramlar .. :)

İçimdeki o eski bayram heyecanları biteli çok olmuştu .. Çocukluğumda annem gece yatarken bayramliklarimizi başucumuza koyduğunda heyecandan uyuyamaz bütün gece uyanıp uyanıp kıyafetlere bakar,bir an önce sabah olsun diye sabırsızlanırdım .. İşte ben bugün yine öyle heyecanlı ve öyle sabırsızım .. Bu bayramın oğulcuğumun ilk bayramı olacak olması bende yine aynı heyecanların yeşermesine vesile oldu .. Hep diyorum ya o benim çocuğum değil , çocukluğum .. Onunla yeniden büyüyorum .. Ve bu bayram oğlum için bir ilk olduğundan unutulmaz olsun diye eskiden benim yaşadığım gibi heyecanlı olsun diye eskilerden bir şeyler hazırladım ona ve diğer çocuklara .. Eski olan herşeyin daha tat verdiği günümüzde oğlumda eskilerin tatlarını yaşasın ve güzel geleneklerle büyüsün diye ona bayram mendilleri hazırladım .. İşte böyle biz ailece bayrama hazırız .. Rabbim sağlıkla sıhhatle huzurla daha nice bayramlar görmeyi nasip etsin , herkesin bayramı mübarek olsun .. Mutlu bayramlar ..



4 Mayıs 2015 Pazartesi

Herkese Merhaba,Ben Geldim .. ;)

İki ay olmuş buralara uğramayalı .. Yazı yazmayı,sevdiğim bloggerların yazılarını okumayı ne de çok özlemişim .. Bu sabah yatağımdan kalkmadan şöyle bir göz attım,mutlu oldum ..
Hayat bazen engeller çıkartıyor karşımıza,ben de bu iki aylık süre de bir engele takıldım .. Onu kaldırmakla uğraştım,kaldırdım ve şimdi yeniden yoluma devam ediyorum .. Rabbim hepimizin yolunu engellerden arındırsın,iyi görünen kötü niyetli,insanların şerrinden hepimizi muhafaza eylesin inşaAllah .. 

Dedim ya hayat bu .. İçinde her şeyden barındırıyor .. Bazen mutluluğu,bazen acıyı,bazen sevinci,bazen hüznü tattırıyor bize .. Ben bu zaman zarfında hüznü,acıyı fazla tattığımdan artık mutluluğu,sevinci talep ediyorum Mevlâm'dan kabul buyursun .. Mutlulukla,iyilikle,güzel şeylerle imtihan etsin bizi inşaAllah ..
Yazdıkça anlıyorum,çok özlemişim buraları..Blog arkadaşlarımı.. Sinem seni de http://tuhafgezegen.blogspot.com.tr/ .. ;) Buradaysan bir ses ver .. Mektup işini unutmadım .. İlk fırsatta kapında .. ;)

Evet başlıkta da dediğim gibi ben geldim,kaldığım yerden devam edeceğim .. Ve toparlanmama biraz daha hızlı yardımcı olması adına bir takım işlerle uğraşıp,kafamı,gönlümü sorunlardan uzak tutmaya  çalışacağım .. Hobilerimi,el işlerimi değerlendireceğim .. Instagram sayfam da ürünlerimi yayınlamaya başladım bile .. İşte bunlardan ilki Haziran ayında aramıza katılacak olan yeğenim Kuzey için yaptığım duvar panosu .. 
Teyze olacak olmanın heyecanıyla işledim bu panoyu .. İlk defa teyze olacağım .. Nasıl heyecanlıyım bilemezsiniz .. Annelik duygusundan sonra dünya da tadabileceğim en güzel duygu teyzelik duygusudur kesin  .. Hayırlısı ile rabbim kavuştursun inşaAllah ..
Döndüm,buralardayım artık Allah izin verirse .. Hepinize tekrardan merhaba .. Duanıza beni de katın lütfen .. Tekrar sendelemeyeyim diye .. Yeni haftaya başlarken herkese önce sağlık,sonra mutluluk,huzur,gönül rahatlığı diliyorum .. Görüşmek üzere ..
 

9 Mart 2015 Pazartesi

Rabbim Ölüm Senin Emrin Ama Ne Olur Böyle Olmasın .. ;'(

Hamileydim bu yazıyı okuduğumda..Bir anne ile tanışmıştım, hastaydı ve güçlü olmak için elinden geleni yapan harika bir anneydi. O günden bu yana takip ediyorum. Ne haldedir , nasıl oldu diye.. Az önce internete girince kötü haberi aldım ve bir akrabamı kaybetmiş kadar çok ama çok üzüldüm. Anneyim ben .. Ve bu hastalığına rağmen hayatta kalmak için, oğlu için dişini tırnağına takan bir anneyi kaybettik .. Aslında neler yazılabilir onun için ne güzel, ne kahramanca sözler ama gerçekten şuan boğazım düğüm düğüm .. Mekanın Cennet Olsun Güzel Anne .. Oğlun senin kahraman hayat duruşun ve savaşınla her zaman gurur duyacaktır eminim ..

Seyahate Giden ANNE Gibiyim .. 


Bu yazıyı yazarken sabredeceğim ağlamamak için.
Aynı başlıkta yazdığım gibi hissediyorum kendimi, ama belliki benim seyahatim bayaca uzun sürecek. İster bir annenin vasiyeti diyin bu yazılanlara, ister gözü arkada kalmasın diye aklından geçenleri sıralıyor diyin.
İyiydim gerçekten 2 hafta önceki düşüşü laboratuar değerleri yanlıştır umudunu yaşıyordum, Dr’umda öyle inandırmıştı. Ama değilmiş, artık mikroskop altında da değerlerim hızla düşüyor. Malesef kağıt üstündeki gerçekler doğru… Diş etlerim çekilmeye başlıyor diyince zaten Salı günü kemik iliğine bakalım dedi. Nefesi kesildi adamın ama, sen çok ağladın karşımda benimde ona moralim bozuldu dedi. Nasıl ağlamam öyle bir derdim varki içinden çıkamadığım nasıl ağlamam. Evladım ne olacak Dr’um dedim. Sıkıntılı günlerin gelmesine ağlamıyorum, benim derdim evladım dedim.
Evet evladım tek derdim…
Herkesin Atakan’a çok iyi davrandığı kesin hatta davranacağıda. Annem, babam, kardeşim en başta hatta Emrah kendini toplayana kadar Atakan ilk dönemlerde kiminle kalır. Sevdiği alıştığı insanları yanında göremeyince ya da gördüklerinde ağlayan gözlerle gördüklerinde napar yavrum. İş seyahatine giden bir anne defalarca kafasından geçenleri söyler yavrusunun bir şeyi eksik kalmasın diye…
Eskişehire gödeririler belki biii süreliğine orasıda çok soğuk, keşke annem göndermese,
Kalbi kırılırsa anlarlarmı,
Dudakları beyazlamış biraz, benzi sarı gibi gözüküyor deyip hemen kan testi yaptırmaya götürürler mi,
Anneyi sorduğunda ne cevap verirler,
Meyveler, sebzeler defalarca sirkeli suyla yıkanır mı,
Marketten alınanların özellikle Atakan’nın yiyeceklerinin son kullanma tarihlerine her defasında unutmadan kim bakar,
Her akşam ılık sütünün içilmesi, Dişlerinin fırçalanması atlanılmaz mı,
Günlük taze meyve suyu sıkılırmı mevsim meyvelerinden,
Terleyince üşenmeden anında atlet değişir mi,
Nelerden mutlu olur diye düşünülür mü,
Değişik kitapları kim araştırır,kim alır peki,
Bıkmadan sıkılmadan kim oyun oynar onunla,
Bıkmadan sıkılmadan saçlara cici yapmasına kim izin verir,
Gideceği okuldaki eksiklikleri kim farkeder,
Öğretmeniyle sürekli yakın diyaloğa kim girer, o özel biii öğrenci iyi bir gözleme ihtiyacı var annesini kan kanserinden kaybettik der,
Evde televizyon seyretmeyip kim aktivete yapar el becerisi gelişsin diye hem de hergün,
Kendi çocuğuna ya da çocuklarına sabır gösteremeyen insanlar Atakan’ıma nasıl sabır gösterir,
Bir varmış, bir yokmuş… Ömür bu iki kelime arasında geçen zaman… Zamansa bazen dost insana, bazen düşman bize düşman oldu.



Emrahım canım sevdiğim çok üzdüm seni en fazla kötü günlere, seninle göğüs gerdik. Hakkını helal et. Bundan sonra işin daha da zor olacak. Ama sana güvenim tam. Bir kaç gün önce demiştinya bana, parkta oynarken bizi birisi seyretse deli bu adam der ama ben oğlumla çocukluğumu tekrar yaşıyorum diye. Hep öyle deli baba ol olur mu o zaman Atakan yokluğumu daha az hisseder belki…
Evde demiştim ya ben, sana sevdiğim,
Atakan seninle gerçekten iyi vakit geçiriyor hep gülüyor. Sen iyi bir babasın diye… Ben hep bişeyler öğretme çabasındaydım, sense eğlence, öyle olduğu için o kadar mutluyum ki hep mutlu ve onu güldüren babasıyla birlikte yaşayacak diye… Öğretmenler zaten öğretir öğrenmesi gerekenleri. Gülmek daha iyi bir ilaç. Onuda sen hep verdin ve vericeksin canım sevgilim.
Canım annem, canım babam, canım kardeşim hakkınızı ödeyemem şimdiye kadar çok emek verdiniz bize. Asıl şimdiden sonra sizlere daha çok iş düşüyor dimdik durup Emrah’a destek verme zamanı. Atakan başta ALLAH’a sonra Emrah’a sonra annem, babam, kardeşim size emanet…
Keşke herşey farklı olsaydı. Yaşam mutlu dolu günlerle dolsaydı…
Annem hediye kaban almak istedi. İstemedim çünkü seneye kışa çıkmam heralde.
Sabahleyin aradın annem.
Ne olur güçlü ol diye. Lütfen gel alalım dedin. İstemem annem dedim.
Ateşim var öksürüyorum dışarı çıkmıcam dediğimde Atakan’ım koşarak geldi ne dedi biliyomusun…
”’ Ateşin olmasın, ne olur öksürme canım annem dayanamam sana ”’ dedi.
Telefonu kapadım çöktüm oğlumun yanına ben sana dayanamam merak etme geçer dedim, geçsin annecim dedin.
Dayancan annem diye haykırdım içimden…
Şuan ezan okunuyor. Yalvarırım rabbime evladım için bana yaşama şansı ver. Salı günü gireceğim operasyon sancısız geçsin, en önemlisi sonucu güzel gelsin. Çok bişi istemem sadece sağlık. Ama artık o kadar yıkıldım, o kadar güçsüz kaldım ki. Savaşacak gücümü yitirdim. Emrahımın, annemin, babamın, kardeşimin gözünü yaşlı görmeye gücüm kalmadı.
Arayan eş, dost, akraba açamadım telefonları açamayacağımda, biliyorum dualarınız benimle ama gücüm yok konuşmaya birde tabiii Atakan’ım anlamasın durumu diye.
Salı gününün güzel geçmesini bu kadar umutsuzluğun içinde yinede umut ediyorum…

Ölümsüzler ..

Klip izlemeyi hiçbir zaman sevmedim .. Lise de okurken , genç bir birey olmanın büyüsüne kapılıpta , başımda kavak yelleri eserken de en büyük keyfim geceleri radyo dinlemekti .. Bilinenin tersine geceleri hareketli , gündüzleri arabesk takılan bir ergendim .. Muzo diye bir radyo programcısı vardı ilk zamanlar ona takıldım , bir ara ondan sıkılıpta frekansı değiştirdiğim de ise matrax ile tanıştım .. Hiç aralıksız dört , beş sene dinledim bu programı da .. Bir zaman sonra ise yavaş yavaş terk ettim bu alışkanlığımı ..
Ne de olsa istediğim anda istediğim şarkıyı dinleme imkanım mevcuttu artık gelişen teknoloji sayesinde ..
Şimdi düşünüyorum da sıcacık yatağın içinde , düğmesine bastığımda tepesindeki o kırmızı ışığı yanan , ışığı yandığı zaman da ses kalitesi oldukça düşen o radyodan , ne şarkılar dinlemişim .. Hatta gülerek ne biçim şarkılar dinliyormuşum beee bile dedim kendime ..
Arada radyo dinlemek güzel oluyor hala .. Geçmiş falan ..



Şimdilerde kaybolmuş , çocukluğumun ünlü şarkıcılarına bile rastlayabiliyorum şansım varsa .. Bu arada radyoyu açıp baktım da matrax ve Zeki Kayahan hiç değişmemiş hala .. Baya istikrarlı .. Ve o yıllar da en sevdiğim parçalardan biri .. Tamirci çırağı .. Galiba eskimeyen her şey güzel , tıpkı bu parça gibi ..




2 Mart 2015 Pazartesi

Bahar .. Gel Artık .. :(

Bazen öyle zamanlar oluyor ki,bırakın başkalarını anlamayı kendimi anlamaktan bile çok uzaklaşıyorum.Bugün de öyle günlerden biri ..
İnsan kendi kendini mutsuz etmek için sebepler üretir mi hiç ..? Ben üretiyorum valla..mutsuz etmek için uğraşıp duruyorum kendi kendimle .. Psikoloji de bir adı var mı bu benim yaptığımın bilmiyorum.. 
Düşünmekten beynimi yitireceğim hissine kapılıyorum bazen .. Niye böyleyim,nerden esiyor da geliyor bilmiyorum ..? T amam acı çekmek ruhun fiyakası,ben de acı çekmekten hoşlanıyorum ama bana başkaları değil ben acı veriyorum .. Olmadık şeylerden dert üretmeye neden bayılıyorum mesela ? Neden her şeyi en ince noktasına kadar kaydeden,kahrolası unutmak nedir bilmeyen bir hafızaya sahibim,neden ? Unutmak istediğim bir sürü şey varken neden neden neden ..? 




Ruhum kıskaçlar altında bugün .. Kafam da bir sürü deli soru .. İşin içinden çıkamayan ben .. İçime içime akan gözyaşları .. Bahar gelsin artık .. Özlem ile , hasret ile çağırıyorum baharı ve içime dolacak olan güneşi .. Gelin artık .. 

28 Şubat 2015 Cumartesi

Mutlu Bir Hafta Sonu .. ;)

"3 linki aynı anda farklı sekmeler de açın ve gözlerinizi kapatın ( ben öyle yapıyorum da ) .. Hüzünlü olanlara , bebeği uyumadığı için uykusuzluk çeken annelere , sevipte kavuşamayanlara , yağmuru sevenlere , hala umudu olanlara gelsin .. Herkese musmutlu hafta sonları diliyorum .. ;)
Not ; Sinemciğim bu paylaşım daha çok senin için,keyif ile bir de böyle dinle bakalım .. ;)


27 Şubat 2015 Cuma

Çocuk Gıdaların da Dikkat Edilmesi Gereken Maddelerin Listesi ..

Herkese merhabalar .. Haftanın son günü ve ben hafta sonu planlarımı yaparken bir yandan da bir yazı yazayım dedim.Artık bildiğiniz üzere 5 aylık bir oğlum var.Varım yoğum,,bütün zamanım,canım,kanım benim her şeyim ona feda .. ;) Hal böyle olunca kılı kırk yarıyor üstüne giydiğinden,emdiği emziğe,boğazından geçecek her lokmaya kadar ekstra bir hassasiyet gösteriyoruz.Yeni yeni ek gıdaya geçme aşamasın da olduğumuzdan dolayı bu aralar sık sık bebek beslerken ve marketten bebek ek gıdası alırken nelere dikkat etmem gerektiği konusun da araştırmalar yapıyorum.Bugün yine bu konu da ne var ne yok diye şöyle bir bakayım derken,benim işime yarayan çok güzel bir yazı buldum.Yazının içeriğin de katkı maddelerini tek tek sıralamış ve açıklamalar yapmış.Ben çok faydalandım doğrusu.Şimdi gelelim hangi maddelerden kaçınmamız gerektiğine.. İşte o maddeler ;


RENKLENDİRİCİLER
E102* Tartrazine, E104* Quinoline Yellow, E107* Yellow 2G, E110* Sunset Yellow, E120** Kokineal,Karmin, E122* Karmoisine, E123* Amaranth, E124* Ponceau 4R, E127* Erythrosine, E128* Red 2G, E129* Allura Red, E131* Patent Blue V, E132* Indigo Karmin, E133* Brilliant Blue FCF, E142* Green S, E151 Black PN, E154* Brown FK 

KORUYUCULAR
E210* Benzoic acid, E211* Sodium benzoate, E212* Potassium benzoate E213* Kalsium benzoate, E214* Ethyl 4-hydroxybenzoate, E215* Ethyl 4-hydroxybenzoate sodium salt, E216* Propyl 4-hydroxybenzoate, E217* Propyl 4-hydroxybenzoate sodium salt, E218* Methyl 4- hydroxybenzoate, E219* Methyl 4- hydroxybenzoate sodium salt, E220 Sulphur dioxide, E221 Sodium sulphite, E222 Sodium hydrogen sulphite, E223 Sodium metabisulphite, E224 Pottasium metabisulphite, E226 Calcium sulphite, E227 Calcium hydrogen sulphite, E230* Biphenyl, E231* 2-Hydroxybiphenyl, E232* Sodium biphenyl-2-yl oxide, E233* 2-(Thiazol-4-yl) benzimidazole, E239 Hexamine, E249* Potassium nitrite, E250* Sodium nitrit, E251* Sodium nitrate, E252* Potassium nitrate

TATLANDIRICILAR

E950 Asesulfam, E951 Aspartam, E952 Sıklamid asit

Uzmanların raporuna göre, çocuklarda hiperaktiviteye yol açtığı ispatlanan gıda boyalarının, koruyucularının ve suni tatlandırıcılarının üretimden ve satıştan kaldırılmasına karar verilmelidir.
Bu maddelerin tüketilmesi sonucunda çocuklarda hiperaktivite, konsantrasyon eksikliği ve özellikle okumada öğrenme zorluğuyla ortaya çıkıyor. Ben bebeğime dışarıdan bir şey alacağım zaman bunlardan özellikle kaçınmaya dikkat ediyorum.Bir kağıda bunları yazdım ve alacağım şey de ne var ne yok,tek tek kontrol ederek almaya çalışıyorum.Bu maddeleri içeren besinler satıştan kaldırılmayacağına göre bebeğimin sağlığı için böyle yapmaya devam etmek zorundayım.. İşte böyle, değil mi ki onlar için hiçbir şeyden kaçınmıyor,gözümüzden sakınıyoruz,bunlara da dikkat etmek zorundayız.Dediğim gibi ben çok faydalandım,inşaAllah sizlerin de ( en azından bebeği ve çocuğu olan blog dostlarımın ) işine yarar .. Sağlıcakla kalın .. Mutlu,huzurlu haftasonları  ;)

26 Şubat 2015 Perşembe

Gelsin de Öpsün Kalbimi ..

Bazen birini telefonla arayıp hal hatır sormak isterim , hadi elim bulaşıkta bitince arayayım , yoldayım gürültüden duyamam eve gidince sessiz sakince arayıp rahat konuşayım , şimdi iştedir müsait değildir akşam ararım gibi milyon tane neden yüzünden aramam ve o an her ne ile uğraşıyorsam işim bittiğinde büyük ihtimalle aklımdan çoktan uçup gider .. Hatta akıllanmayan ben bu durumu birden çok kez yaşayıp aramayı düşündüğüm kişi benden önce davranıp sitemleri sıraladığında da "ben de seni arayacaktım yeminlen .." muhteviyatlı bir cümleyi mutlaka kurarım .. 

Bir de birinin ziyaret edilmesi aktivitesi birden fazla kişiyle yapılacağında organize olamamaktan kaynaklı benzer durum yaşanır .. Kişiler bir türlü bir araya gelip gidemez .. Zaman geçtikçe geçer ziyaretine gidilecek kişi hastaysa iyileşir, doğum yaptıysa bebek büyür, ev aldıysa evi eskir falan filan ..


Demek istediğim şu , son bir kaç gündür eşimin İzmir'de olmasını fırsat bilip tüm borçlarımı kapatmaya başladım .. Arayamadıklarımı aradım , gidilecek yerlere gittim vs .. Geçici bir bekarlık dönemi yaşıyorum fakat bekarlık dönemimi özlediğimi söyleyemeyeceğim .. 
Bu dönemi fırsat bilerek parça kağıtlara yazıp orada burada bıraktığım anılarımı , notlarımı günlüğüme nakletmek , okunmamış kitaplarımı da okumak için harekete geçtim .. Bu saydıklarımın hepsi çok güzel ama asıl güzel olan sevdiğin insanın ayakkabılarını her akşam kapının önünde görmek .. En güzeli bu .. Çok verimli günler geçiriyorum evet ama yeter artık gelsin de öpsün kalbimi ..
Hasret öldürmeden beni ..

25 Şubat 2015 Çarşamba

Rutin Seven Kadının İlk Çekilişi ..

Herkese merhabalar.. Bildiğiniz gibi blog dünyasında yeniyim ve her şeyi yavaş yavaş deneyimli arkadaşları takip ederek öğrenmeye çalışıyorum. Burayı sevdim. Farklı insanlarla tanışmak,fikir alışverişin de bulunmak,yeni şeyler öğrenmek güzel.. Bir kaç blogda gördüm çok güzel organizasyonlar yaparak sanal alemi,kendi hayatlarına taşımışlar.. Güzel,iyi işler bunlar .. İnşaAllah ilerleyen zamanlar da bize de bu organizasyonların içinde yer almak nasip olur .. Gelelim şimdi çekiliş meselesine .. Diğer bloglardan gördüğüm ve çok hoşuma giden bir olay bu çekiliş işi.Dedim ya bu alem de yeniyim,çekilişimizin amacı hem bu  alem de bende varım demek olacak hem de yeni insanlarla tanışma fırsatı sunacak bana.Çekiliş dedim ama hediyelerim öyle aman aman paha da ağır maddeler değil,gönlümden kopan,yarım elma gönül alma mahiyetinde ufak tefek nesneler..







Fotoğraftan da gördüğünüz üzere kısa kısa hikayelerden oluşan kokulu bir kitap,çayınızı,kahvenizi yudumlamanız için bir kupa(ben bazen bu tarz kupalara çiçek ekiyorum,çok güzel oluyor,bilginiz olsun ;) ) anahtarlarınıza veya çantanıza takmanız için bir anahtarlık ve not alıp asmanız için çerçeveli bir adet notluk .. Bu arada kargo tabi ki bana ait .. Çekilişe katılmak için yapmanız gereken gfc den blogumu takibe almak ve bu etkinliği blogunuz da paylaşmak.. Blogumu takibe alıp,etkinliği sayfanız da duyurduktan sonra yorum kısmına katıldığınızı belirterek blog adresinizi bırakmayı unutmayın lütfen.Son katılım tarihi 15 mart pazar 00:00 çekilişin her aşaması ve sonucunu 16 mart günü buradan duyurucağım inşaAllah. Katılmak isteyen herkesi bekliyorum.. Hepinize selamlar,sevgiler bol şanslar .. ;)

23 Şubat 2015 Pazartesi

Ömrümden bir yaprak daha düşerken .. ;)


Bilgisayarı açıpta google da bile doğum günümün kutlandığını görünce,bugün bir yazı yazayım dedim artık .. 
Güzel bir gün geçirdim ve hala da geçiriyorum.. Özel günler arasında en sevdiğim gündür benim doğum günleri .. Bu doğum günümde de mutluluk dolu bir gün yaşadım ailem,eşim dostum sayesinde..Hepsinin varlığı için binlerce kez daha şükrettim bugün tekrardan Rabbime .. 



Evet bugün benim doğum günüm .. Geçmişte bıraktığım kocaman yıllarım var. Mutlu, umutlu, coşkulu, yıllar.. Hayal kırıklıkları, hayaller, özlemler, ayrılmalar, kavuşmalarla dolu yıllar. Kahkahalarla çınlayan, bir o kadar göz yaşları ile geçen yıllar. Paylaşarak güzelleşen, çoğalan yıllar. Aşkı, ailemi, dostlarımı bulduğum, onlarla yoğrulduğum yıllar. Kendimi ararken kaybolduğum yıllar..
Zamana, hayata, direndiğim, baş kaldırdığım, mücadele ettiğim yıllar.
Bazen yorulduğum, kendime kapandığım, kendimi dinlediğim, sonra yeniden, kaldığım yerden hayat yoluna yürümeye, koşmaya, sendelemeye devam ettiğim yıllar .
İnsanları anlamak için durup defalarca düşündüğüm,didindiğim yıllar ..
Başkalarının dertlerini dert edinip onlarla çözüm bulmak için çabaladığım yıllar .
Kendi sıkıntıları kendi kendime dağ yapıp altında kalacağımı anladığımda onları yine kendi kendime ortadan kaldırdığım yıllar ..



Ölümün acısına ve doğumun mucizesine tanık olduğum yıllar ..
Çocukluğumu, genç kızlığımı, ergenliğimi ve olgun gençliği yaşadığım bugünlerde, geçmişe özlemle, geleceğe ümitle bakmam gerektiğini bana anımsatan yıllar ..
Bundan sonrasının da , bundan öncesini aratmamasını diliyorum Mevlâmdan ..






Ve artık 28 yaşındayım .. Amaaa ; 
büyümedim ben .. İçimde ki çocuk, o zıpır genç kız hiç ölmedi .. Ölmeyecekte inşaAllah ..
Büyümek mi .. O nedir ben bilmiyorum .. 
Ben sadece 28 oldum .. ;)

19 Şubat 2015 Perşembe

Bir Sevda Masalı ..

Bundan üç sene önce 28 şubat 2012 saat 18:40 civarlarında demişim ki;''Rabbim bana çok ağır geliyor,boş olan kalbimin yükü.Adem'in Havva'yı,bulmadan önceki acısını çekiyorum.kimin ege kemiğinden yaratıldım? Artık tamamlanmak istiyorum.'' duam 82 günde kabul olmuş ve 19 Mayıs 2012 de her gün giderek büyüyen bir sevdanın temelleri atılmış.Eşine abi diyen  zıpır bir genç kızdım ben bir zamanlar :) Buradan anlatmaya başlayayım ki eksik bir şey kalmasın. Burada adını vermeyeceğim değerli bir sanatçı ve fikir adamının sevenlerinin oluşturduğu bir gurup vardı,ve eşimle ben de o guruba dahildik.Güzel,kaliteli bir guruptu ve ayda bir kahvaltı veya gezi,sohbet etkinliklerimiz olurdu.İşte biz o gurupta tanıştık.Tanıştık tanışmasına ama merhaba,nasılsından başka muhabbet yok tabi.Sadece selamlaşıp,hal hatır soruyoruz birbirimize.Bu arada eşim içinde bulunduğumuz gurubun en beğenilen,sayılan,sevilen abisi durumunda,gözler üzerinde yani.Biraz da çekiniyorum ben tabi,ağır abi ya kendisi.Böyle de yazdığıma bakmayın aklımın ucundan en ufak bir şey geçmiyor o zamanlar ona dair.Çekinmem ağır,mesafeli duruşundan dolayı.Hatta bırakın aklımdan bir şey geçirmeyi,gurupta ki başka bir arkadaşla, onu evlendirmek için çöpçatanlık bile yapmışlığım var benim.Bu olayı da anlatmazsam olmaz şimdi :) Gurubun içerisinde samimi olduğum bir bayan arkadaş vardı,eşimden hoşlanıyordu(o zamanlar eşim değil tabi)bunu bilen ben ve bir kaç arkadaş ara buluculuk yapmaya karar verdik,eşime gidip durumu açtık,açtık açmasına ama pişman olduk,adam demez mi,ben hoşlansam ya da sevsem kendim söyleyemez miyim,sağ olsun bayan layık bulmuş beğenmiş ama hislerine karşılık veremeyeceğim diye.Tabi tahmin ettiğiniz gibi bizim hayaller suda.Meğersem adamın gönlü bendeymiş de benim haberim yokmuş,çok sonra haberdar olacakmışım da biraz zamanı varmış.

Zaman böyle ilerleyip giderken bir gün biz bir etkinlik için daha buluştuk,hep beraber konsere gittik.Malumunuz konserler hep geç saatte bittiğinden o gece bayan arkadaşlar ile benim teyzemin evinde kaldık.Teyzenin evi ne alaka demeyin şimdi,bu guruba dahil iki kuzenim var,onlar da bu gurupta olduğu için konser sonrası teyzemin evi yakın olduğundan dolayı,teyzemin kızının daveti üzerine bayan arkadaşlar ile oraya gittik.Kızlar bir araya geldi mi bilirsiniz çeneleri durmaz,oradan buradan konuşurken laf döndü dolaştı eşime geldi.Laf arasında konu facebooktan açılınca ben Hakan abi ben de ekli değil dedim kızlara,onların da bana ''aaa olur mu öyle şey,selamınız sabahınız var niye eklemiyorsun'' demeleri üzerine,yanlış anlamasından korkarakta olsa Hakan abiciğime arkadaşlık isteğini gönderiverdim :) Asıl iş buradan sonra başlıyor işte.Meğerse o da dört gözle benim ekleme mi bekleyip duruyormuş.Bir noktayı kaçırdım ve sanırım en önemli yeri o.2010 kurban bayramında biz gurupca bir etkinlik yapıp yardım götürmüştük bir kuruluşa,o etkinlik sırasında herkesten para toplarken ben,parayı ondan alacağım sırada ki bakışım üzerine gönlüne düşmüşüm ve o zamandan sonra aklından da gönlünden de çıkmamışım.Kendisi çekindiği için beni facebooka eklemediğinden her gün profilimde ki fotoğrafıma bakıyor ve dua ediyormuş onu eklemem için,rabbim kabul etmiş ki ekledim bende.Ben onu ekledikten 20 gün sonra çevrimiçi olduğum bir anı yakalayıp selam verdi,kısa bir konuşmamız oldu,ben facebooka çok takılmadığımdan ve çevrimiçi olmadığımdan bir sonra ki konuşmamız haftalar sonra oldu,böyle bir kaç ay sohbet etmeye devam ettik ara sıra ama bana hiç belli etmiyor aşık olduğunu,tabi bende anlamıyor ve Hakan abi Hakan abi demeye devam ediyorum :) Ta ki Romanya dan dönüpte,içinde ki duyguların yoğunluğuyla bana yazdığı o muhteşem mektubu okuyana kadar.O andan sonra sevdiğim adam,sevdam oluveriyor..  Mektubu tekrar tekrar defalarca okuyorum,her kelimesini ezberlercesine.Her satırı aşk ve samimiyet dolu.Mest olmamak imkansız,hiç beklemiyor da olsam böyle bir şeyi o mektupta ki sözler karşısında kendimden geçiyorum,bugün bile her okuyuşum da içim titrer,suratım da kocaman bir mutluluk oluşur. Mektubun tamamını burada paylaşmayacağım ama en etkilendiğim kısmını yazacağım.

''Aç gönlünü iyi dinle. Uzun zamandır sana karşı derin bir muhabbet besliyorum. Bunu tam olarak isimlendiremiyorum da. Çeçen aileleri ziyaret esnasında başlayan, yine o malum derneğin Fatih'te ki etkiliğinde karşılaşmamızla gelişen ve kısada olsa internet sohbetiyle olgunlaşan bendeki duygular artık taşınmaz hale geldi. Çekindiğimden seni internette dahi ekleyemedim ama kısmet işte beklediğim oldu, Allah nasib etti sen beni ekledin ve iki kelimede olsa seninle konuşabildim. Sen bana ulaşmasaydın ben sana nasıl ulaşabilirdim bilemiyorum, Alla'ın inayeti Sana karşı hislerimi açıklamak benim için oldukça zor. Mananın açıklanmasında ki zorluk bir tarafa haya ediyorum bu tür duyguları kaleme almaya, alışık olmadığım bir şey yapıyorum ve bir kereliğine olsun haddimi aşmak için farkında olmasan da sen den izin istiyorum. Aşığım, ölüyorum, seviyorumun ötesinde sen bana yıllardan sonra heyecan yaşatan, şarkılar söyleten ve hatta gece vakti uykumu kaçıran, hortlak gibi ayağa dikip itirafa zorlayan, o gamzeli resmine bakıtıp Kadir Abi’nin yıllar önce bir filminde duyduğum ‘’öldüğümde beni gamzelerine gömsünler’’ sözünü gönlümde yeniden uyandıran kadınsın..''

Sizce haksız mıyım. :) Bu mektuptan sonra telefonda görüşmeye başladık haliyle ve çok değil mektubu yazmasından tam bir ay geçtikten sonra evlilik kararı aldık.O bana aşıktı ve bende ondan hoşlanmıştım.Kendini her gün daha fazla sevdirecek bir adam vardı karşımda ve bende zamanla onu çok sevecektim bundan emindim.Rabbim yanıltmadı çok şükür.Bir ay içinde evlilik kararı aldık dedim ya,evlilik teklifini de özel yapılmış bir yüzük,güller ve çikolatalar eşliğinde Gülhane de aldığımı söylemeden geçmeyeyim.Arkama dönüp baktığım da düşünmeden diyebilirim ki çok güzel bir sevda yaşayarak evlendim.Nice şiirler,şarkılar okundu kulağıma,nice sürprizler yapıldı,odamın penceresinin altında bir kerecik yüzümü görmek için sabahlara kadar beklendi. Kısacası çok güzel masal tadında bir  sevda yaşadım  ben ve hala da yaşıyorum.Rabbim ömür boyu da sürmesini nasip eylesin..

Ne zaman evlendiğimize gelince,mektubu yazmasından tam  bir sene sonra aynı tarihte 19 Mayıs'ta nikahımızı kıydık ve şimdi dünyalara değişmeyeceğimiz bir de oğlumuz var.Henüz 4 aylık. 
Birbirimizi bulduk biz..Onun yanından ayrılınca bir yerde bir şey unutmuş gibi hissediyorum kendimi.Eksik kalıyorum.Tamamlanmak bu olsa gerek.. 
İşte böyle,yazayım dedim yazdım.Şimdi gökten üç sevda tozu düşsün.Biri sevmeyi bilmeyenlerin başına,biri karşılıksız sevenlerin başına,diğeri de yazımı okuyup aşık olup evlenmek isteyenlerin başına .. Ben erdim muradıma darısı da tüm mutlu olmak isteyenlerin başına .. :)

18 Şubat 2015 Çarşamba

8 Mart Bloglar Arası Hediyeleşme Etkinliği ;)

Az önce yazılanları okuyup,şöyle bir dolanırken bu güzel etkinliğe rastladım ve hemencecik katılmaya karar verdim.Güzel ve faydalı bir etkinlik olacağına inanıyorum.Yeni insanlar ile tanışmayı ve her fırsatta hediyeleşmeyi seven biri olarak çok faydalı olacağına inanıyorum.
Hediye vermek, birine duyulan saygıyı ve sevgiyi ifade etmenin en güzel yoludur. Hediye, bir kimseye bedel veya herhangi bir karşılık vermeksizin,beklemeksizin verilen bir eşyadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V)’in hediye vermek konusunda bize aktardığı önemli mesajlar mevcuttur.Yeri gelmişken rehberimizin hediyeleşmek hususunda söylediklerini de bir hatırlamakta fayda var diye düşünüyorum.


  • Müsafeha edin, müsafeha kini, kırgınlığı giderir. Hediyeleşin, çünkü hediye, sevgiyi artırır, düşmanlığı giderir.
  • Hediye verene, siz de hediye verin! Eğer verecek bir şey bulamaz iseniz, onun için dua edin ki hediye karşılıksız kalmasın
  • İstemeden verileni alın! O, Allahü teâlânın gönderdiği rızktır.
  • Hediyeleşin, çünkü hediye, aradaki muhabbeti artırır.
  • Talep etmeden verilen hediyeyi kabul edin.
  • Hediyeyi reddeden, Allahü teâlânın verdiğini reddetmiş olur.
  • Davete icabet edin, hediyeyi reddetmeyin!

Ben severek katıldım sizler de katılmak isterseniz buyrun buraya ;)


http://beautybeybi.blogspot.com.tr/2015/02/8-mart-hanimeli-hediyelesme-etkinligi.html


Annem .. Ayaklarının altıdır cennet ..

Bir akşam ailece oturmuş televizyon izliyorduk ..
Annem , geç oldu , zaten yorgunum , ben yatıyorum dedi ..
Babam ,çerez tabaklarını önüne çekti , bir bardak çay daha içti , bacaklarını sehpaya doğru iyice uzattı , arkasına yaslandı ..
Annem kalktı , mutfağa gitti ..
Çerez ve meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı ..

Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu , demliğe çay koydu ..
Şekerliğe baktı , dibinde az kalmış , üstüne ekledi ..
Yarın akşam yemeği için çözülsün diye de eti çıkarıp tezgahın üzerine koydu ..
Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu ..
Banyodaki ıslak havluyu kurusun diye duşa kabinin üzerine astı ..
Abdest aldı ..
Kapıları pencereleri kontrol etti ..
Ve yatak odasının yolunu tuttu ..
Yatsı namazını kıldı .. Bir kaç sayfa Kuran-ı Kerim okuyup , dua edip yattı ..



Annem tüm bunları yaptıktan sonra , babam televizyonu kapattı , ortaya öylece ben yatıyorum dedi ve gitti yattı ..
Garipsemişimdir hep bu durumu ..
Kadınların uzun yaşamasının sırrı bu olsa gerek .. Fedakarlar .. Kendilerinden çok ailesini düşünürler hep .. Ve galiba işte bu yüzden kadınlar işlerini bitirmeden ölmüyorlar ve hikmetinden sual olunmayan bu vefakarlığa , fedakarlığa destek veriyor zannımca .. 
Duamız olsun ki ; Mevlam bizlere anne baba olarak çocuklarımızın hatıralarını hayırla , güzellikle süsleyecek erdemli hayatlar yaşamayı , örnek olmayı nasip eylesin .. Amin ..

17 Şubat 2015 Salı

Karanlık Yazı ..

Ne söylenir , ne yazılır bilmez oldum bugünler de .. Dilim sustu,kalemim tükendi.Bir fotoğrafa bakıp kalır oldum öylece ..
Gözlerin de yazılmamış bir destan vardı Özgecan'ın.Yarım kalmış bir hayat,yaşanamamış taptaze bir gençlik,katledilen binlerce umut.
Ne uğruna katlettiler Özgecan'ı diyorum,koskocaman bir hiç cevabı yükseliyor içimden..HİÇ..Durup düşünüyorum.. Bu kadar  nasıl vahşileşebilir, nasıl gözü dönebilir insanın,bir türlü aklım almıyor.Vicdanım kabul etmiyor,merhametime sığmıyor..
Sonra diyorum ki ; bu merhamet,bu vicdan herkeste bulunmuyor..
Yüce Allah doğuştan hepimize verse de bu duyguları,onu korumak,büyütmek herkese nasip olmuyor..
''Yürek denen hazine ;görülmedik elmaslar,bilinmedik mercanlarla süslüydü.İsteyen oradan çıkardığı cevherlerden bir sevgi sarayı kurabilirdi.Oradan avuçladığı güzellikleri;şefkat,merhamet,iyilik olarak saçabilirdi.Kimi ise bu hazineyi sımsıkı kapatıp kilitleyerek toza,ise ve karanlığa terk ederdi.''
İşte Özgecan'ın katilleri de ikinci şıkkı seçmişti.



Bugünler de binlerce kez daha büyüdü korkularım.Yine bir endişe sardı beni,çocuk yetiştirmenin ehemmiyeti ile ilgili.. Zaman zaman eşime hep derim,çocuk yetiştirmek çok zor bir süreç ama kız evlat mı yoksa erkek evlat mı yetiştirmek daha zor buna bir türlü karar veremiyorum diye..Yine bu soru gelip oturdu beynimin içine.Ve şu gördüklerimden sonra buldum cevabımı.Erkek çocuk yetiştirmek kesinlikle daha önemli..
Elbette kadının eğitilmesi,yetiştirilmesi toplum açısından son derece önemli ama Allah'ın biz kadınlara fıtrattan nasip ettiği o merhamet,o şefkat,o sevgi oldukça bizler,erkekler kadar acımasız olamıyoruz.O nedenle kesinlikle erkeklerin eğitimi,yetiştirilmesi çok daha mühim ve elzem ..
Benim elimde de bir melek var şimdi..Rabbim nasip etti bir oğlum oldu.Tüm endişelerim,çabam onu güzelce yetiştirebilmek adına aylardır..Ve inşaAllah o masum suratının,gülüşünün hiç kaybolmaması,saflığını,duruluğunu kaybetmemesi adına çabalayıp duracağım yıllarca..Bu yaşananların olmaması biraz da bizim elimizde.Benim,sizin,bizim ..
Bir kez daha düzgün,mutlu bir aile de çocuğun büyümesinin gerekliliğini anladım yine bugünler de..Çünkü cennetten bir bahçe içinde,cennetin kucağında büyüyen bir çocuk ileride de mutlaka etrafını cennete çevirecektir.Ben buna inanıyorum ve diyorum ki; Rabbim içimizde ki şefkat ve merhamet damlalarını çoğaltsın,kötülüklerin açığa çıkmasına fırsat vermesin.Benim elimde ki,ve diğer anne,babaların elinde olan tüm melekleri,cevherleri mücevher gibi işlemeyi bizlere nasip etsin.İşte o zaman belki aydınlanıverir bu kirli,karanlık dünyamız ..

12 Şubat 2015 Perşembe

Evlenme Programlarının Rezilliği ..


Öncelikle şunu belirterek başlamak istiyorum.Madem rezil diyorsun,sevmiyorsun da izlemediğin halde bunlardan nerden haberin oluyor diyenler var etrafımda.Eviniz de kitap okumayan,örgü öremeyen,çeşitli işler ile meşgul olmayan kısacası televizyon izlemekten başka yapacak bir şeyi olmayan bir büyüğünüz varsa evde,ister istemez bu tarz programlara bakmak zorunda kalıyorsunuz.

Kayınvalidemin favori programlarıdır,evlilik programları.Öğlen Seda Sayan'ı,akşam da Esra Erol'u izliyor.Hem de büyük keyifle :) Ona hak veriyorum,kış günü,meşgalesi yok,gezse gezemiyor havalardan dolayı,hal böyle olunca kendini televizyona veriyor.Benim sorunum kayınvalidemin televizyon seyretmesi değil,seyrettiği programların kalitesi.Bu rezilliklere ne zaman bir son verilecek bilmiyorum.Aslına bakarsanız kimse memnun değil ama herkes ne yapalım izleyecek başka bir şey yok diyerek de izlemeye devam ediyor.Bu  anlayışa da karşıyım.Senin zevkine uygun yahutta kaliteli bir program bulamadığın zaman kapatırsın televizyonu olur biter.En azından sessizlik ile tanışmış olursun yeniden.Ya da yanında biri varsa muhabbet etmenin zevkine varırsın.Böyle yaparak televizyonları kapatsak,o programların hepsi de izleyecek kimse olmadığından birer birer ortadan kaybolmaya başlayacak aslında.İnşaAllah o günleri de gösterir Allah'ım..

Bu programlara dair en merak ettiğim şeyleri sıralayacak olursam birincisi;Burada ki arkadaşların hepsi bir yerler de çalışan olarak gözüküyor,hangi iş yeri böyle her gün her gün oralara çıkmaları için izin veriyor acaba,nasıl anlayışlı işverenlerimiz varmış bizim de,bir tanesi bana denk gelmemiş.İkincisi;çoğunluğu orta halli geçinen insanlarımız olmasına rağmen,her gün böyle grantuvalet giyinecek parayı nereden buldukları.Üçüncüsü ise hemencecik nasıl aşık olup,çabucak sevdikleri.Sıralanacak çok şey var da benim en çok aklıma takılan bunlar.
Evlilik programı hazırlayan kanalların amacı gün gibi ortada,rayting alabilmek.Rayting ne kadar çoksa,bu o kadar çok reklam ve para demek oluyor.Bu programların kime ne kazandırdığı ortada olduğu halde hala izlemeye devam ediyoruz.Şimdilik izlememekten ve gerektiğin de şikayet ederek köstek olmaktan başka yapacak bir şey yok.Dilerim en kısa zaman da bu programlardan kurtulmuş oluruz ..



9 Şubat 2015 Pazartesi

Tavsiye Meleği Olma Yolunda İlk Deneyim .. :)

Kargo elemanının zili çalıp bu güzel paketi bana teslim etmesi ile birlikte gerçek bir tavsiye meleği olma yolunda ilk adımımı atmış oldum.Paketin içerisinden bir adet Exccellence ıntense boya,Watsons'da kullanılmak üzere hediye çekleri,biz tavsiye meleklerine özel Excellence ıntense dergisi ve yine Excellence Intence baskılı bir kalem çıktı.Paket hoş bir şekilde döşenmişti süsler ile beraber,bu incelik ile birlikte anladım ki marka deneyiminin yanında tavsiye kanalı meleklerine gerçekten değer veriyor.



Boyayı denedikten sonra görüşlerimi yeniden paylaşacağım.Tavsiye evine bu güzel hediyesi için çok teşekkürler .. :)

8 Şubat 2015 Pazar

Uykuya Hasret Bir Annenin Feryadı ..

Kimseler olmasa da burada ben yazmaya devam edeceğim.Söz uçar da,yazı silinmez.Varsın dursun buralar da bir okuyan olur elbet.. :) İleri de yavrularıma güzel birer anı olur burası,annelerinin geçmişte neler yaşadığını okur,görürler.Güzel de bir miras olur bence.. :) 
Aylardır en büyük sıkıntımız uyku bizim.Bir türlü uykuya dalamayan bir bebeğe sahip bir anne olarak,uykuya hasretim tabi.Evladımızın hayatının Kuran öğretisi üzerine şekillenmesini arzularken , uygulama konusunda sıkıntı yaşayacağımız ilk ayetin Nebe Suresi 9. Ayet olacağı aklımıza gelmemişti elbette ..



   

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا ''Uykunuzu bir dinlenme sebebi kıldık'' buyuruyor Rabbimiz güzel oğulcuğum .. Uyku cici bişey yani , bir lütuf , Allah'ın bize dinlenelim diye yaptığı bir kıyak .. 


Bir denesen sen de seveceksin valla bak .. :)                                                                                                                                                                        

7 Şubat 2015 Cumartesi

İlk adımı atarken ..

Bir şeyin en zor yanı başlangıç kısmıdır.Başladıktan sonra gerisi öyle böyle gelir çünkü.Yazı yazarken de öyledir.İlk cümleyi yazdıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi dökülür en azından benim için öyledir.İlkokuldan beri günlük tutan biri olarak kağıt ve kalem ile dertleşmenin yeri ayrıdır bende..Yazdıkça hafiflerim.Yazıya noktayı koyduğum an da sanki bir dost ile hasbihal etmişcesine sakin ve mutlu hissederim kendimi..


Bundan sonra da kağıda kalem ile yazmaya devam ederken,buradan da yaşadıklarımı,düşüncelerimi,neler yaptığımı paylaşıyor olacağım.''Mor günlük'' koydum buranın adını,mor seven bir kadın olarak.
Yeni bir başlangıç için niyet edip,bismillah derken,burada benimle olacak herkese de selam ederim..:)